BATI TRAKYA AZINLIK OKULLARI ENCÜMENLER BİRLİĞİNDEN AÇIKLAMA

 

Batı Trakya Azınlık Okulları Encümenler Birliği tarafından yayınlanan açıklama şöyle:

“Milli Eğitim Bölge Müdürü sayın Panagiotis Keramaris tarafindan 11 Temmuz 2017 tarihinde Φ.8.2/2.1/5420 – 11.7.2017 ve Φ.8.2./2.1./5449– 11.7.2017 protokol numaralı ve tarihli kararları ile toplam üç (3) tane Azınlık ilkokulunun kapanmasını üzüntü ile karşıladık. Kapatma kararlarının keyfi, usulsüz ve yasal dayanağı olmayan kararlar olduğunu burada bir kez daha belirtmek istiyoruz .Bu haksız uygulamalar devam ettiği sürece de bunları dile getirmeye devam edeceğiz.

Kapatma kararlarındaki gerekçenin kabul edilebilir olmadığını buradan bir kez daha söylemek istiyoruz. Özellikle çok sınıflı okullarda daha iyi eğitim verildiği iddiası ise asla gerçekle bağdaşmamaktadır. İnancımız odur ki, eğitim kalitesini arttırmak için okullarda donanımlı eğitimciler olmalı ve aynı zamanda okullarda kaliteli, doğru araç- gereçler (kitaplar vs) kullanılmalıdır. İddia edildiği gibi sınıfların kalabalık olmasının eğitimin kalitesi ile asla ilgisi yoktur.

Özellikle belirtmek isteriz ki, öğrenci azlığı yüzünden faaliyeti geçici olarak durdurulan ve öğrenci sayısı arttığı takdirde okulun tekrar faaliyete geçeceği konusunda yapılan telkinler gerçekle bağdaşmamaktadır. Bunun en güzel örneği de 2016 yılında İskeçe Küçük Öksüzlü Köyü velilerinin dilekçesidir. Velilerin bir kısmı ikna edilerek dilekçeleri reddedildi, 2017 yılında yaptıkları dilekçeli başvuruya ise hala olumlu veya olumsuz bir cevap verilmemiştir. Ayrıca, Evros Bölgesi Musaköy İlkokulunda öğrenim gören öğrencilerin yeterli sayıda olmasına rağmen açılmamaktadır. Tüm bunlarında yanında, Gümülcine Harmanlık Mahallesindeki velilerin Azınlık İlkokulu talebi bulunmaktadır. Bu haklı talep de yine Bölge Eğitim Müdürü tarafından reddedilmektedir.

Eğitim Müdürlüğü ve ilgililer Azınlık Eğitiminin kalitesini arttırmak istiyorlarsa, Yunanca eğitim programında kullanılan kitapların değiştirilmesi için girişimlerde bulunmalıdırlar. Devlet okullarında okutulan kitapların Azınlık Okullarında Yunanca Programda okutulmasını talep ediyoruz . Okulları kapatmak yerine böyle bir girişimin yapılması eğitimin kalitesinin yükselmesi için daha faydalı olacağına inanıyoruz.

Eğitim Müdürlüğü ve yetkililerin Azınlık Eğitiminin kalitesini arttırmak istiyorlarsa, Türkçe programında eğitim veren SÖPA mezunu öğretmenlere Türkçe kitaplar ve eğitimi konusunda seminerler vermelidirler. Azınlık velileri ve öğretmenler bunu uzun yıllardır talep edip beklemekte fakat bugüne kadar bir sonuç almayı bırakın sözü bile edilmemektedir.

Yunanca ve Türkçe programlarında bu haklı taleplerimizin dikkate alınmamasını ve bu taleplere karşılık verilmemesinin sebebini öğrenci velileri olarak merak ediyor ve soruyoruz. Bu iki uygulama ile devlet bütçesine bir külfet olmayacağı da gözönüne alınırsa, Türkçe’yi de Yunanca’yı da iyi öğrenen öğrencilerden ne zarar gelebilir? Bunun sakıncası nedir? Azınlık eğitimi ile ilgileniyoruz diyenler , bu bize göre ciddi sorunlarla neden ilgilenmemektedirler ,bunun için bir adım atacaklarmı yoksa sadece eleştirmekle mi yetinecekler merak ediyoruz.

Encümen Heyetleri ve Velileri tarafından son yıllarda kapanan Azınlık İlkokulları kapatma kararlarına karşı Rodop İdare Mahkemesine ve dahi Danıştay’a davalar açıldı. Bu davalar ile ilgili hukuki süreç devam etmektedir. Derneğimiz de bu davalar ile ilgili hukuki süreci ve gelişmeleri yakından takip etmektedir.

Azınlık Eğitiminin en önemli sorunlarından birisi de Azınlık Anaokullarının olmamasıdır. 2007-2008 eğitim-öğretim yılından itibaren 3518/2006 sayı ve tarihli yasa ile bir yıllık Anaokulu eğitimi zorunlu hale getirilmiş, ancak Azınlık için 2011-2012 eğitim-öğretim yılından itibaren uygulanmaya başlanmıştır. Anaokulu eğitimini iki dilli olarak, yani Azınlık İlkokulları ile aynı statüde bir Anaokulu eğitimi istenmesi en doğal haktır. Bunun böyle olmasına rağmen bu ciddi mesele hiç dile getirilmemektedir. Bu taleplere karşı, Eğitim Bakanlığı, Azınlığın önüne 2009-2010 eğitim yılı başında ve 2016-2017 eğitim yılında, eğitim ile asla bağdaşmayan “Tercümanlı Eğitim Sistemi” kurmaya çalışmıştır. Bunların dile dahi getirilmemesi Azınlık insanını derinden üzmektedir.

Rodop ilinde, Azınlık nüfusun %55’ini oluşturmaktadır. Rodop ilinde “TEK BİR” tane Azınlık Ortaokul ve Lisesi bulunmaktadır. Buna karşılık 23 tane Devlet Ortaokul ve Lisesi bulunmaktadır. Azınlık Ortaokul ve Lisesinde sınıf mevcudu bazı sınıflarda 40 öğrenciyi aşmaktadır.

İskeçe ilinde, Azınlık nüfusun %45’ini oluşturmaktadır. İskeçe’de de “TEK BİR” tane Azınlık Ortaokul ve Lisesi bulunmaktadır. Buna karşılık 36 tane Devlet Ortaokul ve Lisesi bulunmaktadır.

Evros ilinde, Azınlık nüfusun %10’unu oluşturmakta, 50 Devlet Ortaokul ve Lisesi bulunmakta fakat ve maalesef Azınlık Ortaokul ve Lisesi bulunmamaktadır.

Yukarıdaki bahsettigimiz sorunlar dağ gibi önümüzde dururken ve Azınlık insanı bunlara çözüm beklerken, özellikle iktidar milletvekillerinin eğitim sorunu diye ilgilendikleri , Muzaffer Salihoğlu Ortaokul ve Lisesi yöneticilerinin İskeçe Eğitim Müdürüne dava açması ile ilgilenip adeta Eğitim Müdürü’nün avukatlığına soyunmaları düşündürücüdür. Ayrıca, SÖPA derneklerinin okulların kapanmaması için Eğitim Bakanlığına yazı göndermelerinden rahatsız olup onları hedef almaları da bir o kadar düşündürücü ve hayret vericidir. Azınlık tarafından seçilmiş olan Rodop ve İskeçe iktidar milletvekillerinin bu hareketi ile Azınlık eğitimine nasıl bir katkıda bulunduklarını merakediyoruz.

Bir kez daha dile getirmek istiyoruz biz veliler olarak çocuklarımızın kaliteli bir eğitim almalarını istiyoruz , çocuklarımızın çok iyi Yunan’ca öğrenmelerini de istiyoruz , aynı şekilde Türkçe öğrenmelerini İngilizce öğrenmelerini istiyoruz . Bu sebeple, maddi imkanlarının elverdiği ölçüde çocuklarımızı kurslara gönderiyoruz. Çocuklarımızın da gerekli çabayı gösterdiğine eminiz. Günlük hayatta pek kullanmadığı halde haftada 4 saat İngilizce kursu gören bir çocuk beş veya altı yılda İngilizceyi öğreniyor. Ama, günlük hayatta bir şekilde kullandığı, duyduğu ve daha çok saat ders gördüğü “Yunan Dili’ni” ne hikmetse öğrenemiyor. Bunun neden kaynaklandığını Eğitim Bakanlığı neden sorgulamıyor? Eğitim Müfettişleri tarafından neden okullarda denetleme yapılmıyor?

Azınlık Eğitimini ilgilendiren güncel sorunlar ile yakından ilgilenmeye devam edeceğiz. Zira, Encümenler, Azınlık Okulları’nın en yetkili organlarıdır. Encümenler, Azınlık Okulu’nda kaliteli ve sağlıklı eğitim yapılması için gerekli olan herşeyi yapmaya hazırdırlar. Güvenli, güzel yarınları inşa etmek için, eğitimli insanlar yetiştirmek gerektiğinin bilincindedirler .”

Kaynak: GÜNDEM GAZETESİ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir