DERNEĞİMİZİN 2020 OLAĞAN SEÇİMLİ GENEL KURULU

BAŞKAN SALİH AHMET’İN KONUŞMASI

Değerli meslektaşlar,  değerli basın mensupları,

             Rodop Meriç İlleri Selanik Özel Pedagoji Akademisi Mezunu Türkçe Öğretmenleri  Derneği olarak, gerçekleştirdiğimiz yıllık olağan kongremize hepiniz hoşgeldiniz.      

            Değerli oylarınızla bizleri göreve getirdiğinizden bu yana,  görevimizi her anlamda layıkıyla yerine getirmeye çalıştık.  Varlık mücadelesi veren okullarımızın ayakta kalması için toplumca yapılması gerekenleri ve mücadele yollarını aradık.   Bunun yanında üyelerimizin özlük haklarıyla ilgili gerekli mücadeleyi verdik.

 Üyelerimizin çıkarlarını korumakla yükümlü olduğumuz bilinciyle hareket ederek , üzerimize düşeni fazlasıyla yerine getirdiğimize inanıyoruz.  Görevimiz süresince, asıl ağırlığı okullarımız ve azınlık eğitimi üzerine verdik ve enerjimizin büyük bölümünü bu yönde harcadık. Çünkü bizi bekleyen tehlikeyi sezdik ve eğer hiç bir şey yapılmazsa, gelecek on yıl içinde okul sayımız bu günkü sayının yarısından aşağıya ineceğini gördük. Biraz sonra ekrana yansıtacağımız azalma, ne yazık ki bunu doğrulamaktadır. Toplam kayıtlardaki düşüş içler acısı.  Yapılacak tek şey önce erozyonu durdurmaktı. Biz göçleri durduramazdık.Biz doğurganlığı arttıramazdık. Ancak bizim yapabileceğimiz başka bir şey vardı: Eğer toplum ve öğretmenler elele verirsek, azınlık okulunu terkedip devlet okullarını tercih eden ailelerle ilgili yapacağımız şeyler olduğunu gördük. Bunu denedik. Öncetoplumun hemen hemen bütün STK larını derneğimize davet ederek bilgilendirme ve bilinçlendirme toplantıları düzenledik ve elele verince bazı yanlış algıların değişebileceğini gördük. Okullarımız varlık mücadelesi verirken biz başka türlüsünü yapamazdık arkadaşlar. Tabi ki önce okullarımızı ayakta tutmanın mücadelesini verecektik.  Çünkü okul varsa eğitim olacaktı, çünkü okul varsa öğretmen olacaktı, çünkü okul varsa sendikal haklarımızdadan bahsedebilecektik. Dikkat edilirse verdiğimiz mücadelenin içinde bu saydıklarımın hepsi var.

      Bazı arkadaşlarımız hala meselelerin toplumdan ayrı, sadece yetkililerle çözüleceğine inanmaktadır. Biz öyle düşünmüyoruz. Tabi ki biz herkesle diyaloğu sürdürmekten yanayız ve resmi düzeyde temaslarımız devam ediyor ve edecek te. Fakat unutmayalım ki biz bir sendikayız ve bizim bazı prensiplerimiz var. Biz önümüze geleni imzalamak için değil, kendi düşüncelerimizi kendi taleplerimizi onlara iletmek ve yaptırmak için varız. Yine bazı arkadaşlarımız devlet nazarında önceki konumumuzla şimdiki konumumuz arasındaki farkı göremiyor. Bu arkadaşlar şunu unutuyorlar: Artık devletin gözünde eski SÖPA’lı yok. Eskiden  bize ihtiyaç vardı. Çünkü okullara öğretmen lazımdı. Şimdi okullarımızın bir bir kapandığı, iş yerlerinin bir bir azaldığı bir dönemi yaşıyoruz. Bize neden ihtiyacı olsun ki!  İşte burada dernekçiliğin önemi bir kez daha artmaktadır arkadaşlar. Biz güçlü olmalıyız. Biz önemli olduğumuzu göstermeliyiz ki bizi kaale alsınlar. Aksi takdirde 150 kişilik bir sendikayı kimse kafaya takmaz.

Sıfırlayıcı bir mantıkla bakıldığında hiç bir şey yapmamış gibi gösterilmeye çalışılan bu yönetim şunları başardı değerli meslekteşlar: Demokritus Üniversitesi çatısı altındaDidaskaliyo diye bir kurum açılacaktı biliyorsunuz. Bu bölümün doğuracağı sakıncaları gördük ve karşısında olduk. Nitekim faaliyete geçmedi.Tek tip tam gün uygulamasının okullarımızda uygulanmamasını sağladık. Cuma meselesine günümüze kadar dokunulmamasını sağladık. Türkçe yasağına karşı verdiğimiz mücadele,  Dernek tüzüğünün başlık ve içeriğinin değiştirilmesi için başlattığımız ve devam eden süreç, iki SÖPA derneğinin ortak çalışmaları, diğer STK ‘larla çalışmalar, birlikte eğitim kongreleri, iftarlar, boykotlar, okullarımızı korumak için toplumla biirlikte verdiğimiz mücadele ve başarılı sonuçlar… Evet biz bütün bu çalışmalarımızla birilerini rahatsız ettiğimizin farkındayız. Anlayamadığımız tek şey, bizim neden rahatsız olduğumuzdur.  Ha sendikacılığı iyi bilmediğimizden dolayı bazı hatalar yapmış olabiriz. Herkes hata yapabilir. Mühim olan hatalardan ders çıkarmaktır. Kimse anasından sendikacı  veya dernekçi doğmadı arkadaşlar. Sendikacılığı yaşarken öğreniyoruz. Çünkü sendikacılık bir meslek değildir. Kim ben sendikacılığı iyi biliyorum derse yalan söylemiş olur. Bunun yanında yine de ben bu işi sizden daha iyi yaparım diyen varsa buyursun adaylığını koysun.  Sigortasız yıllarla alakalı mücadele verilmediğini düşünen arkadaşlar için şunları söylemek istiyorum:

Bu işin mağdurlarından olan bizler yönetime gelir gelmez bu meseleye el attık. Derneğin tarihinde ele alınmamış bir meseleydi bu. İlk defa biz gündeme getirdik. Tabi ki bu zor bir mesele. Hemen çözülmesini beklemek yanlış olur. Biz meseleyi onlarca defa yazılı ve sözlü olarak dile getirdik. Netice alamadığımız doğrudur. Ülkemizde ve diğer memleketlerde sendikaların isteklerle dolu listeleri vardır. .   Bir yılık, iki yıllık, 5 yıllık, on yıllık, yirmi yıllık istekler. Bizdeki bazı istekler de böyledir. Kimisi çözüme ulaşır kimisi ulaşmaz. Daha uzun soluklu mücadeleye gerek duyulur. Dernekçilik yapanlar bunu iyi bilirler. Mücadelesi verilir ve beklenir. Derneğimiz kurulalı beri talep ettiğimiz ve sonuç alamadığımız birçok mesele varken niçin bu mesele büyüteç altına alınıp bu kadar üstümüze gelindiğini anlamakta güçlük çekiyoruz. Biz de dönüp şunu diyebiliriz. Niçin seminer meselesine bir çare bulmadınız? Niçin şunu sonuçlandırmadınız, bunu sonuçlandırmadınız diye eski yönetimlere. Bu yerinde bir eleştiri mi? Netice almak önemlidir evet. Bizim de netice aldığımız meseleler oldu fakat hiç netice alamadığımızkiler de var. Bunlar hep olacak. Önemli olan mücadelenin verilip verilmediğidir.  Biz yapılaması gerekenleri yaptığımızı sanıyoruz.   Bu noktada şunu söylemekte yarar var sanıyorum.   Sorunları ancak dernek aracılığıyla çözebileceğimize hem kendimiz inanmalı, hem başkalarını inandırmayız. Eğer kişiler ve gruplarla çözmeye kalkarsak, bu bizi geçmişe, derneğin olmadığı karanlık günlere götürür ki, bundan ancak biz zarar görürüz.

         Yunanca Müfredatı Öğretmen Derneğiyle yapılan görüşmelere kısaca değinmek istiyorum:

           Önce neden buna gereksinim duyulduğunu anlatmak istiyorum:  Bir defa okullarımızda yunanca ve türkçe olmak üzere iki dilde eğitim verildiği ve okullarımızın varlığının devamının her iki dilin de bu okullarda iyi öğretilmesine bağlı olduğunu biliyoruz. Aileler daha iyi yunanca için çocuklarını devlet okullarına gönderiyor.  Bu gerçeği göz önünde bulundurarak, eğitimde kalitenin arttırılması için neler yapılması gerektiği hususunda okullarımızdaki yunanca öğretmenlerinin de düşünceleri bizim için önem arzediyordu. Gayrı resmi görüşmelerimizde bazı ortak noktalarımız olabileceğini gördük ve resmi görüşme gerçekleştirmenin yerinde olacağına karar verdik.  İki dernek YK üyeleri bir defa onların bir defa da bizim derneğimizde olmak üzere iki toplantı gerçekleştirdik. Bu toplantılarda uzlaştığımız ve fikir birliğine vardığımız bazı konular oldu.Görüşlerimizi bir ortak metinle açıkladık.  Şunu belirteyim ki bu sadece görüşlerimizi yansıtan bir basın açıklamasıydı ve üzerinde çalışılması gereken konular olduğunu biliyoruz. Kesinlikle nihai bir metin değidir. Daha çok ileride yapılacak istişarelerde kullanacağımız ortak görüşlerdir. Ve herhangi bir bakana da gönderilmiş değildir. Dikkat ettiyseniz bu metinde, sendikal sorunların dışıda sosyal boyutu olan diğer konuların istişaresinde uluslarası hukuk çerçevesinde azınlığın ve ilgili tarfların söz sahibi olması gerektiğini vurguladık. Azınlık okullarının faaliyetlerinin durdurulmasında ailelerin ve okul encümenlerinin fikrinin alınması kaydı ve getirilecek bütün yeniliklerin azınlık okullarındaki mevcut iki dillilik esasınına göre yapılmasında hemfikir kalınması önemliydi.

Meyve veren ağaç taşlanır derler. Demek ki biz de bir şeyler üretmişik sevgili meslektaşlar. Son zamanlarda üstümüze çok gelinmesinden bunu  anlıyor ve mutluluk duyuyoruz. Biz, niyetimizden hiçbir zaman şübhe duymadık. Doğru bildiğimiz yolda yürümeye devam ettik. Bundan sonra da yürümeye devam edeceğiz.

      Bu duygu ve düşüncelerle kurulumuzu selamlıyor, seçimlerde adaylığını koyacak olan bütün meslektaşlara başarılar diliyorum.

YUNANİSTAN EĞİTİMCİLER FEDERASYONU (DOE)’NİN DÜZENLEDİĞİ AZINLIK EĞİTİMİ KONULU KONGRESİ HAKKINDA

İSKEÇE KARDEŞ DERNEĞİMİZLE ORTAK BASIN AÇIKLAMASI

Bilindiği üzere Yunanistan Eğitimciler Federasyonu (ΔΟΕ), 14 – 15 Mart 2018 tarihlerinde azınlık eğitiminin ele alınacağı bir kongre düzenleyecektir. Söz konusu kongreye öğretmen dernekleri yönetim kurulu üyeleri, öğretmen sendikaları idari kurul üyeleri, Doğu Makedonya Trakya Eyaleti’ndeki anaokulu ve ilkokullardan eğitimciler ve ülke genelindeki tüm öğretmen derneklerinden birer temsilci davetlidir.
Ancak ne gariptir ki, azınlık eğitimi gibi önemli ve hassas bir meselenin görüşüleceği bu kongreye, azınlığın eğitim dernekleri, kongrenin başlamasına birkaç gün kala, basit bir davetiyeyle kongrenin açılış bölümüne sadece izleyici olarak davet edilmişlerdir.
Henüz içeriği hakkında dahi doğru dürüst bilgi sahibi olmadığımız kongrenin gerek hazırlık aşamasında görüşümüze başvurulmaması, gerek kongreye konuşmacı olarak davet edilmememiz, azınlık öğretmeninin görüş ve düşüncelerine ihtiyaç duyulmadığını ve azınlığın temsil edilmediği bir ortamda azınlık için kararların alınacağını göstermektedir.
Bu nedenlerle sözü edilen kongreye Rodop-Evros İlleri ve İskeçe SÖPA Mezunu Öğretmen Dernekleri olarak katılmayı anlamsız bulup, davete icabet etmeyeceğimizi siz üyelerimize duyururuz.

Ayrıca basına gönderilen açıklamayı da sizlere ekte gönderiyoruz.
Saygılarımızla

Yönetim Kurulu adına

Başkan G.Sekreter

Salih AHMET Hakkı HACI

ΑΝΑΚΟΙΝΩΣΗ ΓΙΑ ΤΟ ΣΥΝΕΔΡΙΟ ΤΗΣ ΔΟΕ “ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗ ΤΗΣ ΜΕΙΟΝΟΤΗΤΑΣ…”

ΚΟΙΝΗ ΑΝΑΚΟΙΝΩΣΗ ΤΩΝ ΣΥΛΛΟΓΩΝ

O Σύλλογος Δασκάλων Αποφοίτων ΕΠΑΘ Ν. Ροδόπης-Ν. Έβρου και ο Σύλλογος Δασκάλων Μ/κών Σχολείων Αποφοίτων ΕΠΑΘ Ν. Ξάνθης, έπειτα από πραγματοποιούμενη κοινή συνεδρίαση τους, αποφάσισαν να μη συμμετάσχουν στο Συνέδριο Μειονοτικής Εκπαίδευσης, που διοργανώνει η Διδασκαλική Ομοσπονδία Ελλάδας (ΔΟΕ) και που πρόκειται να πραγματοποιηθεί στις 14 και 15 Μαρτίου 2018 στο Ξενοδοχείο Chris & Eve για τους κάτωθι λόγους:

Α) Επειδή για το περιεχόμενο των θεμάτων που θα συζητηθούν στην εν λόγω συνεδρίαση δεν λάβαμε τη δέουσα ενημέρωση, ως έπρεπε, εκ μέρους των αρμοδίων μελών της ΔΟΕ,

Β) Επειδή πρόκειται να συζητηθεί ένα ιδιαιτέρως σοβαρό θέμα, όπως είναι η Μειονοτική Εκπαίδευση, στο οποίο εμείς ως μέλη των Συλλόγων Αποφοίτων ΕΠΑΘ είμαστε άμεσα εμπλεκόμενοι, παρ’ όλα αυτά δεν προσκληθήκαμε επισήμως ποτέ έως σήμερα στις προσυνεδριακές διεργασίες και ως εκ τούτου ποτέ δεν λήφθηκε υπόψη η γνώμη μας για το συγκεκριμένο θέμα. Πολύ περισσότερο, σήμερα, πέντε ημερολογιακές ημέρες πριν ξεκινήσει το συνέδριο κληθήκαμε να παραβρεθούμε στην έναρξη του Συνεδρίου, διά μιας απλής και πρόχειρης πρόσκλησης, απαξιώνοντας με αυτόν τον τρόπο πλήρως το ρόλο μας, καθώς όπως γίνεται εύλογα αντιληπτό δεν τέθηκε ως ζήτημα η οποιαδήποτε τοποθέτηση μας για τα ζητήματα της Μειονοτικής Παιδείας ακόμα και την ημέρα του Συνεδρίου.

Γ) Επειδή, από όλα τα ανωτέρω γίνεται αντιληπτό ότι επρόκειτο να συζητηθεί ένα σοβαρό θέμα που αφορά τη μειονότητα και θα ληφθούν αποφάσεις για τη μειονότητα…… χωρίς τη μειονότητα(!!!).

Για τους παραπάνω λόγους, με λύπη μας, δηλώνουμε ότι δε θα είχε κανένα νόημα να παραβρεθούμε στην έναρξη του Συνεδρίου ως προσκεκλημένοι και μόνο και η συμμετοχή μας δε θα συνέβαλε στην επίλυση των ζητημάτων της μειονοτικής παιδείας.

BAŞKANIN 2018 GENEL KURUL KONUŞMASI

Değerli meslektaşlar,
Değerli basın mensupları,
Yıllık οlağan kongremize hepiniz hoş geldiniz.
Bundan tam iki yıl önceydi… Bir grup fedakar arkadaş; derneğimiz ve üyeleri için daha iyisinin, daha güzelinin yapılması, sendikal ve toplumsal haklarımızın daha iyi korunması, toplumsal barışın sağlanması, azınlık eğitimi ve öğretmenin hakettiği saygınlığı elde etmesi için bir hareket başlattık. Bu hareketimiz büyük bir çoğunluk tarafından desteklendi ve düşüncelerimiz kabul gördü. 2016 Şubat’ ında yapılan seçimlerde desteğinizle bizi bu göreve getirdiniz.
İki yıl boyunca, öncelikle kendimize verdiğimiz söze sadık kalarak, sizin haklarınızı en iyi şekilde korumaya çalıştık. Anayasal zeminde Okumaya devam et “BAŞKANIN 2018 GENEL KURUL KONUŞMASI”

DOĞU MAKEDONYA ve TRAKYA BÖLGE EĞİTİM MÜDÜRLÜGÜNDEN ve SİRİZA M/VEKİLLERİNDEN AZINLIK ÖĞRETMEN DERNEKLERİ TALEPLERİNE KARŞI AÇIKLAMA

Derneklerimizin sn. eğitim Bakanına gönderdikleri yazılı taleplerine DMT Bölge Eğitim Müdürlüğünden yazılı açıklama geldi.

Oysa Derneklerimiz sorumlu oldukları üyelerinin sendikal hakları ve Azınlık Eğitiminin sorunlarını yetkili Bakana resmi yollardan iletmek ve çözüm talebinde bulunmuşlardı. Ne hikmetse sn. bakanımıza gönderilen Okumaya devam et “DOĞU MAKEDONYA ve TRAKYA BÖLGE EĞİTİM MÜDÜRLÜGÜNDEN ve SİRİZA M/VEKİLLERİNDEN AZINLIK ÖĞRETMEN DERNEKLERİ TALEPLERİNE KARŞI AÇIKLAMA”

KARDEŞ İSKEÇE DERNEĞİYLE SİRİZA M/VEKİLLERİNE CEVABIMIZ

Geçtiğimiz günlerde yerel basında yayınlanan ve Muzaffer Salihoğlu Lisesi yönetimiyle İskeçe ve Rodop-Evros İlleri S.Ö.P.A. Mezunu Öğretmen Derneklerini hedef alan Siriza Milletvekillerinin talihsiz basın açıklamalarına cevap:
Okumaya devam et “KARDEŞ İSKEÇE DERNEĞİYLE SİRİZA M/VEKİLLERİNE CEVABIMIZ”

Eğitim Bakanı Özel Danışman Sn. Notaras ile Görüşme

İskeçe ve Rodop-Meriç İlleri Selanik Özel Pedagoji  Mezunu Öğretmenler Dernekleri

İskeçe ve Rodop-Meriç İlleri Selanik Özel Pedagoji  Mezunu Öğretmenler Dernekleri 1 Ekim 2016 tarihinde Elliso otelinde saat 18:00 de Azınlık Eğitiminden sorumlu Eğitim Bakanı’nın Özel Danışmanı sayın Andreas NOTARAS’LA bir toplantı gerçekleştirdik. Yaklaşık  üç saat süren toplantıda  Doğu Makedonya-Trakya Eyaleti Eğitim Müdürü Panayotis Keramaris’in kararıyla Batı Trakya’da dokuz azınlık ilkokulunun kapatılmasını öngörennotaras-gorusme kararla ilgili endişelerimizi ve tepkilemizi dile getirdik.  Azınlık eğitimi ile ilgili alınan kararlara karşı olduğumuzu ve bu kararların özellikle azınlık eğitim camiası ile hiçbir diyalog ve irtibat kurulmadan yapıldığını belirttik.

Aynı anda 28 Eylül 2016 tarihinde Gümülcine şehrindeki D.M.T. Eyaleti Eğitim Müdürlüğü önünde İskeçe, Rodop-Meriç İlleri Selanik Özel Pedagoji Mezunu Öğretmenler Dernekleri tarafından düzenlenen eylemde D.M.T. Eyaleti Eğitim Müdürü Panayotis Keramaris’e verdiğimiz bildiriyi de kendisine ilettik.

Toplantıda, kapanan Küçük Öksüzlü (İskeçe) ve Musaköy (Evros) Azınlık İlkokulları dile getirildi. Küçük Öksüzlü ve Musaköy Azınlık İlkokulları üç yıl önce öğrenci azlığı bahanesiyle kapatılmışlardı. Ancak 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Küçük Öksüzlü  öğrenci sayısı 13’e, Musaköy öğrenci sayısı 10’a yükselmiştir. Bu okuların tekrar açılması için yeterli öğrenci sayısı oluştuğu için  her iki okulun velileri İlköğretim Amirliklerine dilekçelerini sunmuşlardır. Bu nedenle öğrenci azlığı bahanesiyle kapanan Küçük Öksüzlü ve Musaköy İlkokullarının bir an önce açılmasını ve ihtiyaç olan yerlere ek dersliklerin yapılmasını talep ettik.

Toplantıda ayrıca;  Kapatılan okulların öğrencileri komşu köylerdeki ilkokullara gidebilme konusunda ulaşım sorunu yaşadıklarını ve 2000 yılından itibaren “Müslüman Çocukların Eğitimi” programı çerçevesinde azınlık okulları için hazırlanan Frangudaki’nin kitapları ile eğitim gören öğrencilerimiz Yunanca’yı yeterli seviyede öğrenemeden ilkokul eğitimini tamamladıklarından ötürü  devlet okullarında okutulan Yunanca ders kitaplarının getirilmesini, yedek Türkçe öğretmenlerinin kadroya alınması,Türkçe ders kitaplarının zamanında okullara gelmesi için gerekli çalışmaların yapılması ve okullarda görev yapan azınlık mensubu öğretmenlere yönelik olarak, Türkçe ders kitaplarının yazarları tarafından eğitim seminerleri verilmesini de istedik.

                                   Yönetim Kurulu adına

           G.Sekreter                                                           Başkan

           Hakkı HACI                                                    Salih AHMET